
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank, Moğolistan’da gerçekleştirilen UNCCD COP17 kapsamında düzenlenen panelde Türkiye’nin küresel çevre politikalarına ilişkin vizyonunu açıkladı. Varank, Türkiye’nin COP31 ev sahipliği sürecinde Rio Sözleşmeleri arasındaki sinerjiyi güçlendirerek arazi restorasyonu ve doğa temelli çözümleri iklim gündeminin merkezine almayı hedeflediklerini belirtti.
Ulusal Strateji ve Teknoloji Entegrasyonu
Türkiye’nin çölleşme ve arazi tahribatıyla mücadele kapsamında 2024-2030 yılları arasındaki strateji eksenlerini altı başlıkta belirlediklerini ifade eden Varank, oluşturulan izleme ve raporlama sistemiyle hedeflerin takibini şeffaf bir şekilde sürdürdüklerini vurguladı. Bilimsel veri altyapısını güçlendirmek amacıyla ulusal iklim projeksiyonlarıyla entegre çalışan dinamik erozyon ve rüzgar izleme modelleri hayata geçirildi.
Rio Sinerjisi Protokolü ve Küresel Vizyon
TÜBİTAK iş birliğiyle geliştirilen yapay zeka destekli arazi örtüsü sınıflandırma sisteminin karar alma süreçlerinde etkin bir altyapı sunduğunu belirten Varank, ÇEM Akademi aracılığıyla 108 ülkeden uzmana eğitim verildiğini hatırlattı. Türkiye, 17 Haziran 2025 tarihinde imzaladığı Rio Sinerjisi Protokolü ile üç temel çevre sözleşmesini kurumsal düzeyde birleştirerek, bu iş birliği modelini COP31 sürecinde küresel ölçeğe taşımayı amaçlıyor.
